Köşe Yazıları

Dinlemek bir yöntemdir: “İstanbul’u Dinliyoruz” ne öğretebilir?

Bilge Çınar köşe yazarı profil görseli
Bilge Çınar
Gelecek Türkiye
Köşe yazısı

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in Sultanbeyli’de başlattığı “İstanbul’u Dinliyoruz” programı, siyasetin en eski ama en az uygulanan yöntemini hatırlatıyor: dinlemek. Program, 39 ilçede yapılacak toplantılarla her semtin kendi sorunlarını ve önerilerini masaya taşımayı amaçlıyor.

  • Program 39 ilçede yapılacak.
  • Görüşler İstanbul Vizyon Belgesi'ne dönüşecek.
  • Gençlerin sesi önceliklerde yer almalı.

Toplantıya muhtarlar, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası temsilcileri, gençlik, kadın ve spor grupları katıldı. Özdemir, bu görüşlerin teknik komitelerce derlenerek bir “İstanbul Vizyon Belgesi”ne dönüştürüleceğini söyledi. Kentsel dönüşüm ve ulaşım ise öne çıkan başlıklar.

Gelecek Türkiye’yi düşünen biri olarak benim için asıl soru şu: Bu dinleme gençlere ne kadar alan açacak? İstanbul, genç nüfusun en yoğun olduğu şehir. Geleceğin ulaşımı, konutu, iş imkânı ve dijital altyapısı tam da bu kuşağı ilgilendiriyor. Bir vizyon belgesi gençlerin sesini yalnızca “katılımcı listesinde” değil, önceliklerin sıralamasında da taşımalı.

Dinlemek bir adım, yanıt vermek ise ikinci adım. Vatandaş toplantıdan çıkarken şunu görmek ister: “Söylediğim not alındı ve belgede yeri var.” Eğer vizyon belgesi yayımlandığında hangi önerinin neden alındığı, hangisinin neden alınamadığı da açıklanırsa, bu çalışma sıradan bir toplantı serisi olmaktan çıkar, bir şeffaflık örneğine dönüşür.

Dinleme programlarının bir riski de beklenti yaratmasıdır. Sorunların çoğu bir belgeyle değil, bütçe ve zamanla çözülür. Bu yüzden belgeyle birlikte bir takvim de paylaşılması, çalışmanın inandırıcılığını artırır. Aksi halde yüksek beklenti, ileride düş kırıklığına dönüşebilir.

Yine de başlamak başlamamaktan iyidir. Bir şehir kendini dinleyenlere güvenir; yeter ki dinleyen, duyduğunu eyleme çevirsin. Önümüzdeki 38 ilçenin toplantılarını merakla izleyeceğiz.

Kentsel dönüşüm ve ulaşım gibi başlıklar, aslında gençlerin gündemiyle de örtüşüyor. Kira bedelleri, işe gidip gelme süresi, güvenli ve yaşanabilir mahalleler… Bunlar bir kuşağın geleceğe bakışını belirleyen somut kaygılar. Vizyon belgesinde bu başlıkların rakamlarla ve takvimle yer alması, belgenin gerçek bir yol haritasına dönüşmesini sağlar.

Bir de dijital katılım meselesi var. Her ilçedeki toplantıya yetişemeyen gençler için çevrim içi görüş bildirme kanalları açılırsa, program daha geniş bir kitleye ulaşır. Dinlemenin kapsamı genişledikçe, ortaya çıkacak belgenin meşruiyeti de güçlenir.

Köşe yazısı yazarın kendi görüşünü yansıtır; Türkiye Bir Haber’in haber içeriklerinden ayrıdır.

Bir yanıt yazın

Türkiye Bir Haber sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin